Osman Tufan, 20 Temmuz 2010 Salı |
|
|
|
Transformers ismi bir sektöre girip de orada başarısız olmamıştır, elbette ki oyun sektörü hariç. 80'li, 90'lı yıllara özellikle çizgi filmleriyle damgasını vuran bu başyapıt, oyuncakları ve çizgi romanlarıyla da bu alanlarda oldukça ses getirmişti. 2000'li yıllara geldiğimizde ise bu popüler marka eski günlerini arar bir hale gelmişti, ta ki Michael Bay'ın yönetmenlik koltuğunda bulunduğu Transformers filmine kadar. Filmler sayesinde marka ismini çizgi filmlerle dahi ulaşamadığı noktalara duyurmayı başardı ve eski popülerliğini tekrar geri kazandı. Bu atakla birlikte oyun sektöründe de tekrardan yer edinmeye çalışan Transformers filmlerle eş zamanlı olarak yayınlanan iki oyununda da aradığını bulamamıştı. Bu sefer filmlerden bağımsız apayrı bir oyun gündeme geldi. Yayınlanan videolar ve ekran görüntüleriyle bizlere bu sefer farklı bir oyun sunulacağının sinyalleri verildi, fakat gelin görün ki yine karşımızda pek de başarılı olmayan bir Transformers oyunu var.
War for Cybertron diğer iki Transformers oyunundan farklı olarak, bu sefer bizleri Transformerlar’ın ana vatanına, yani hep büyük kahraman Optimus Prime’ın bizleri duygulandırarak bahsettiği bir iç savaş sonrası yok olan gezegene götürüyor. Üçüncü şahıs görüş açısına sahip shooter tarzında hazırlanmış oyunun güzel yanlarından ilki, bir gezegenin yok olmasıyla sonuçlanan bu savaşı iki farklı perspektifte bizlere sunmuş olması. Oyun toplam 10 bölümden oluşuyor, ilk 5 bölümde Decepticonlar’ın, diğer 5 bölümde de Autobotlar’ın kontrolünü ele alıyorsunuz. Hikaye kurgusal olarak pek fazla derinlik teşkil etmiyor. Gücü ele geçirmek isteyen Megatron’un kendi vatanını dahi yok etme girişimi ve Autobotlar’ın yeni liderleri Optimus Prime önderliğinde bu savaşa bir son verme çabaları Cybertron’daki savaşın, haliyle de oyunun temel konusunu teşkil ediyor. Senaryoyu takip etmek isteyenler öncelikle oyuna Decepticonlar’ı kontrol ederek başlamalı ve Cybertron’a yıkım getirmeli, ardından Decepticonlar senaryosu bittiğindeyse Autobotlar’ı oynayabilirsiniz. Ancak bu High Moon’un oyuncuya sunduğu tek seçenek değil, dilerseniz oyunun Decepticon senaryosunu atlayarak doğrudan Autobotlar’ı kontrol etmeye başlayabilirsiniz, fakat bu durumda kendinizi bir anda olayların ortasında bulacağınız için bir takım şeyleri kaçırma ihtimaliniz var.
Sıradan shooter oyunlarından ziyade BioShock ya da Half Life 2 gibi bulmacalarla harmanlanmış, içerisinde bir takım RPG öğelerine sahip olan oyunları seviyorsanız, bu yeni Transformers oyunu size pek fazla hitap etmeyecektir. Aslında oyunda bir takım bulmaca unsurları yok değil ancak bunlar beyin fırtınası oluşturmak amacıyla değil, daha çok öylesine konmuşlar gibi bir havaya sahip. War for Cybertron’u hardcore bir shooter oyunu olarak tarif edebiliriz. Elinize silah alıyorsunuz ve karşınıza çıkan düşman robotları temizliyorsunuz, oyunun temel mantığı bu şekilde işliyor. Bu bazı eski tür oyuncuların hoşuna gidecektir elbette ancak oyunu bu tür bir tek düze oynanışa mahkum etmek biraz hatalı bir karar olmuş. Üstelik yalnızca shooter esaslarına göre hazırlanmış böylesi bir oyunda sık sık merminiz bitmesi gibi bir durumla karşılaşmanız da pek affedilir bir sorun değil. Size tavsiyem mermilerinizi kontrollü bir şekilde harcayın, yoksa karşınıza çıkan bosslara karşı melee saldırılar düzenlemek zorunda kalırsınız ve inanın onlar ileri teknoloji silahlarla size saldırırken sizin böylesi bir atakta bulunmanız pek kolay olmayacaktır.
Oyuna boss savaşların eklenmesi güzel bir fikir fakat High Moon bunun uygulamasında da pek fazla başarılı sayılmaz. Karşınızdaki robotun boss olduğunu üzerine birkaç mermi boşalttığınızda ölmemesinden anlıyorsunuz, bunun dışında da onun diğerlerinden farklı olduğunu gösteren pek bir belirtisi olmuyor. Oyundaki normal düşmanlarınız ise bir shooter oyunu için kendilerine yüklenen vazifeyi başarılı bir şekilde gerçekleştiriyorlar. Nedir bu? Ara ara siper arkasına sığınmak ve sizi gördükleri an size saldırarak ilerleyişinizi durdurmak. Ancak bunu gerçekleştirmek onlar için pek kolay değil, çünkü bölümlerde size eşlik eden iki Transformer daha bulunuyor. Bölüm başlarında size sunulan üç Transformer’dan birini seçerek o bölüme başlıyorsunuz. Bunlardan her birinin kendine has özellikleri var, size tavsiyem bunları keşfederek size en uygununu belirlemeniz, ancak buna rağmen yapacağınız iş her zaman aynı olacak. Sadece karşınıza gelenleri öldürecek ve yolunuzda ilerleyeceksiniz.
High Moon nedenini anlamadığım bir karar alarak oyuna siper alma özelliği eklememiş. Şey, aslında oyunda bunun pek fazla eksikliğini yaşamıyorsunuz ancak siper alma bu tür oyunlarda görmeye alışık olduğumuz bir içerik. Bunun yerine oyunda eskiden beri uyguladığımız eğilerek saklanma gibi taktikleri uyguluyorsunuz.
War for Cybertron’da oynanışı eğlenceli kılan özellikler yok diyemeyiz. Bunlardan en önemlisi istediğiniz zaman araç istediğiniz zaman insan formuna dönüşebiliyor olmanız. Bu özellikle bir yerden kaçmanız gerektiğinde oldukça işinize yarıyor. Araç şeklinde ya da insan formundayken oyunun kontrollerinde herhangi bir sıkıntı yaşamıyorsunuz, ayrıca geçişlerdeki çabuklukta sizin düşman saldırılarında çeşitlilik yaratmanızı sağlıyor. Örneğin araç formunda düşmanlarınıza ateş ederek onlara yaklaşıp, ardından insan formuna geçip melee saldırınızla onları yere serebilir ve tekrardan ardınıza bakmadan araç formunda sıradaki kurbanlarınıza doğru hızla yaklaşabilirsiniz.
War for Cybertron grafik konusunda da genel görünümünün pek fazla ötesine geçemiyor ve vasat bir görünüm sergiliyor. Oyun için tasarlanmış olan Cybertron gezegenini başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Oyuna başladığınızda karşınızda savaşın yıkımını yaşayan, mekanik bir dünya görüyorsunuz ve bu durum oyuncuya oldukça iyi yansıtılmış. High Moon grafik tonlaması olarak karanlık bir yapıda karar kılmış ve bu doğru bir karar. Bu mekanik dünyanın ışıklandırmalar konusunda da başarılı bir görünüm sergilediğini söyleyebiliriz, ancak oyunun sunduğu çevresel görselliği bir kenara bırakıp karakter tasarımları ve mekan kaplamaları gibi asıl önemli grafiksel göstergeleri değerlendirdiğimizde, oyunun grafik konusundaki başarısızlığı da ortaya çıkıyor. War for Cybertron grafik açısından berbat bir oyun değil, ancak piyasadaki Modern Warfare ya da Bioshock gibi oyunlarla kıyaslanamayacağı da ayrı bir gerçek.
High Moon oyuna online modlar eklemeyi de ihmal etmemiş, ancak piyasada çok daha kaliteli online mod sahibi oyunlardan War for Cybertron’u pek oynamaya vakit kalacağını sanmıyorum. Örneğin Escalation modunda size durmak bilmeden saldıran düşmanlarınızı alt etmeye çalışıyorsunuz. Bu modun haricinde birçok oyunda karşımıza çıkan Deathmatch, Team Deathmatch ve Capture the Flag gibi klasikleşmiş modlar ve birkaç ilave modda oyunun multiplayer kısmını oluşturuyor. Fakat az önce de dediğim gibi bu modların pek fazla ilginizi çekeceğini zannetmiyorum.
Transformers: War for Cybertron özellikle daha önce pek fazla sunulmamış bir konu ile karşımıza çıkması ve oyunculara savaşı iki cephede de yaşama imkanı vermesi bakımından iyi düşünülmüş, fakat bu fikirleri hayata geçirme aşamasında başarısızlığa uğramış bir yapım. Oyunun tek düze işleyen ve günümüzde örneklerine az rastlanan shooter yapısı, her ne kadar oyunun temposu yüksek olsa da, oyuncuyu sıkabiliyor. Elinize bir silah kapıp karşınıza çıkan düşmanları vurduğunuz, bunun dışında pek fazla bir işlevinizin olmadığı bir oyun arıyorsanız War for Cybertron sizin için iyi bir alternatif olacaktır, ama genel yapısıyla maalesef Transformers bir kez daha karşımıza başarısız bir oyun ile karşımıza çıkıyor.
|
| Yorum ekle |
 |
|
|
| Yorumlar |
 |
|
|
Bu incelemeye henüz bir yorum yapılmamış. |
|
|
|